anasayfa_res2.png

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ'NE BAĞLI FAKÜLTELERDEKİ BAŞARILI ÖĞRENCİLER İÇİN YAPILAN TÖRENDE KONUŞMA

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakültelerine bağlı bölüm ve programlarda başarılı olan öğrenciler için 27 Mayıs 2016 tarihinde KTÜ Fen Fakültesi Nazım Terzioğlu Dersliğinde; AÜ ve KTÜ öğretim üyeleri, başarılı öğrenciler, öğrenci velileri ve ailelerinin de katılımı ile bir tören gerçekleştirildi. Anılan etkinlikte, 1994-1998 yılları arasında AÜ İşletme Fakültesi Pazarlama Bölümünü "birinci" olarak ve 2014-2016 yılları arasında da AÜ Açık Öğretim Fakültesi Hukuk Bölümünü de "onur" öğrencisi olarak bitirmemiz hasebi ile, öğrenciler adına bir konuşma gerçekleştirdik.

Konuşmamızda, bir taraftan uzaktan öğretim düzeneğini Türk Üniversitelerine kazandıran kişi ve kurumun Türkiye Cumhuriyeti Devletinin eğitim, iktisadi büyüme ve iktisadi kalkınma göstergelerine gerçekte ne denli olumlu katkı koyduğu; diğer taraftan da orman ekonomisi ve işletmeciliği alanında etkin ve verimli olmayı kendine düstur edinen bir bilim insanı olarak, uzaktan öğretim düzeneği ile yaptığımız öğrenciliğimiz ve öğrenmelerimizin bize ve danışmanlığını yaptığımız; Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK, Yrd. Doç. Dr. Mehmet PAK, Yrd. Doç. Dr. İdris DURUSOY ve Öğr. Gör. Fatma AYDIN YENİ adlı eski lisansüstü  öğrencilerimiz ile, Öğr. Gör. Canan YILMAZ, Arş. Gör. E. Nur YEŞİLYURT ve Arş. Gör. Elif BERKER adlı hali hazırdaki yeni lisansüstü talebelerimize olan mevcut ve muhtemel olumlu katkıları dile getirilmiştir.

Orman Ürünleri Pazarlaması Dersi Kapsamında Sn. Ömer Naci KAYA tarafından Konferans verilmiştir

17.05.2016 Salı günü 10:00-13:00 saatleri arasında Orman Ürünleri Pazarlaması dersi kapsamında “Tecrübeler ışığında Orman Ürünleri Pazarlama Karmasının İrdelenmesi” adlı konferans eski Amasya ve Artvin Orman Bölge Müdürü Sayın Ömer Naci KAYA tarafından gerçekleştirilmiştir.

 

 

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK-MİMARLIK FAKÜLTESİ ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜNDE DERS

Avrasya Üniversitesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, Endüstri Mühendisliği Bölümü ikinci sınıf bahar yarıyılında okutulmakta olan "Mühendislik Ekonomisi" adlı ders, 2014-2015 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Yarıyılında olduğu gibi, bu yıl da, diğer bir deyişle 2015-2016 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Yarıyılında da talep üzerine tarafımızdan verilmeye başlanmıştır.

 

TÜRKİYE ORMAN KÖYLERİNİN SOSYO-EKONOMİK İNCELEMESİ" ADLI ULUSLARARASI PROJEDE DANIŞMANLIK

UDA Danışmanlık ve Müşavirlik Şirketi'nce Dünya Bankası'na sunulan ve kabul edilen "Socio-Economic Survey of Forest Villagers in Turkey" adlı uluslararası projede; "Ormancılık Ekonomisi Uzmanı" olarak proje kapsamında; çalıştayların yönetimi, örnekleme tasarımı, arazi veri toplama araçlarının geliştirilmesi, istatistiki veri çözümlemesi ve proje raporunun yazımı alanlarda katkı koymak amacı ile görev alınmıştır. Bu kapsamda da 26 Ocak 2016 tarihinde T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü'nde; OGM, DB ve UDA mensuplarının toplanması ile; proje amaçları, projeden beklenen çıktılar, sormaca taslağı, projede izlenecek yöntem ve proje takvimi konularında fikir teatisinde bulunularak projeye başlanılmıştır.

 

TC ANAYASASI'INDA ORMAN VE ORMANCILIK ÇALIŞTAYINA KATILIM VE KATKI

Türkiye Ormancılar Derneği'nce Ankara'da 20-22 Şubat 2016 tarihleri  arasında gerçekleştirilen, "T.C.Anayasası'nda Orman ve Ormancılık  Çalıştayı" na "Yeni Anayasada Yer Alması Gereken Ormancılıkla İlgili  Hükümlere Dair Gerekçelere Bağlanmış Düşünce ve Görüşlerim" başlıklı  uzman-görüşü ile katkı konulmuş ve çalıştay çıktısı olarak elde edilen  ve de TBMM, Sendikalar ve STK'lara sunulacak "Ormanlar ve Yönetimi" adlı  öneri anayasa maddesi ve altındaki fıkralarına da katkı verilmiştir.

YENİ ANAYASA'DA YER ALMASI GEREKEN OMANCILIKLA İLGİLİ HÜKÜMLERE DAİR GÖRÜŞLERİM

 

Sn. Nihat ÖZ

Türkiye Ormancılar Derneği II. Başkanı

İlgi: 04.01.2016 tarih ve 7/1 sayılı yazınız

 

İlgi yazınız ile, “anayasada yer alması gereken ormancılıkla ilgili hükümleri içerecek” görüş hazırlığı için “ön düşüncelerim ya da görüşlerim”; sorularım ve özlü cevaplarım ışığı altında aşağıya çıkarılmıştır.

Gereğini bilgilerinize arz/rica ederim. 10.01.2016

 Prof. Dr. Mustafa Fehmi TÜRKER

 Anayasada Ormancılık Hükümlerine İhtiyaç Var mıdır? 

Bir toplumsal sözleşme olan anayasada, halen daha iktisaden gelişmekte ya da kalkınmakta olan ülkemiz açısından, ormancılığa dair hükümlere olan ihtiyaç, varlığını korumaktadır. Bu yönü ile 1982 Anayasası’nın ormancılıkla ilgili hükümlerinden geri noktaya düşülmemeli ve mümkünse, bu hükümler nitelik olarak iyileştirilerek geliştirilmelidir. Zira, ülkemizin iktisaden kalkınması; bu kalkınmanın iktisadi, toplumsal ve çevresel ayaklar üzerinde sağlanabilmesinin gerek şartı ya da elzem sektörü olan “ormancılık kesimine” önemli ölçüde bağlı olmaktadır. Zaten, BM 1992 Rio Zirvesi ile, tüm dünya ülkelerinin sürdürülebilir kalkınmayı amaç edinmesi ve bu amaç için de bir araç olarak “Ormancılık Sektörü - Gündem 21 Kararları” nün seçilmiş olması oldukça önemlidir.

Denilmek istenen odur ki, küresel ölçekteki bu gelişme, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ormancılık sektörünün önemini artırarak, ormancılık sektörünün bu işlevini yerine getirmesinde “anayasal güvenceye” sahip olmasını daha da gerekli kılmıştır. Zaten, mevcut anayasada yer bulan ve muhtemelen de yeni anayasada yer bulacak olan; “sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması” ve “Tarih, Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması” umdelerinin yerine getirilmesi de, ormancılık konusunun önemini ve anayasal ölçekte de ele alınmasını gerektirmektedir.

 Yeni Anayasadaki Muhtemel Ormancılık Hükümlerinin Belirlenmesinde Çıkış Noktası Ne Olabilir?

Bu noktada, yeni anayasada yer alması gereken ormancılıkla ilgili hükümleri içerecek maddeler için altlık olarak, 1982 Anayasa’sının ormancılık ile ilgili hükümleri olan 169. ve 170. Maddeleri ya da TBMM’nin bir önceki yasama yılında tesis edilen anayasa hazırlık komisyonunun var ise, “ormancılıkla ilgili hazırlık çalışmaları ya da öneri maddeleri”nden hareket etme ya da yararlanma bir yöntem olarak seçilebilir. Gelinen noktada, diğer ülke anayasalarındaki ormancılık maddelerinden esinlenme de yararlı olmakla birlikte, ülkemiz ormancılığının yerli özelliklerinden neşet bulan ve dolayısı ile milli olan Türk Anayasası’ndan neşet bulan 1961 Anayasası ve 1982 Anayasası tecrübelerinin, çıkış noktası olması mantıklı görülmektedir.

 Yeni Anayasada Ormancılık Maddeleri Kapsamı ve Niteliği Ne ölçüde olmalıdır? Ya da Anayasasının Ormancılık İle İlgili Maddeleri Nasıl İyileştirilebilir ve veya İkmal Edilebilir?

Ormancılık mesleği tarafında olma

Kamu yararını gözetmek ve korumak”tan “Mesleki özen göstermek ve sorumluluk taşımak”a kadar, “Meslek Ahlakı İlke ve Kuralları”nın da bir gereği olarak ve tabii ki bir orman mühendisi olarak; ormandan, orman kaynaklarından, orman ekosisteminden yana olmak eşyanın tabiatına uygun düşmektedir. Zaten, ortalama bir dünya ya da ülke vatandaşı olarak da; bünyesinde barındırdığı canlı ve cansız ekosistem ögeleri, azot ve su döngüleri gibi hayati süreçleri içermesi ve karasal ekosistemler arasında sunduğu kamu yararı ile, toprak kullanan diğer tüm kesimler arasında tartışmasız üstünlüğe sahip olan orman kaynakları tarafında olmak da aklın bir gereği olmaktadır.

Dolayısı ile orman kaynaklarının yönetimi ve işletmeciliğinde etkin ve verimli olabilmek için, en üst yasal şemsiye olan anayasa ve onun korumasından azami faydayı sağlamak için, ormancılığa ilişkin çok hayati ve öncelikli cümle, bent ya da maddelerin yeni anayasaya derç edilmesi oldukça elzem görülmektedir. 

2/B benzeri oluşumların kati olarak önünün kesilmesi

31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş alanların, orman sınırı dışına çıkarılması uygulaması olan 6831 sayılı orman kanunun 2/B maddesinin neşet bulduğu, 1982 Anayasası’nın 169. ve 170. Maddelerinin ilgili bendleri mutlak surette kaldırılmalı ve ormancılığın temel sermayelerinden olan ve de sürdürülebilir ormancılığının gerek şartı işlevi gören orman arazisi ve üzerindeki otsu-çalı ve ağaç servetinin korunması ve geliştirilmesi yönünden bu kabil uygulamaların hatta ya da mümkün ise, bir daha olamayacağını teyit eden madde yeni anayasada tesis edilmelidir.   

Üstün kamu yararının dikkate alınması

MeriAnayasanın 169.maddesinin ikinci bendinde geçen, “Devlet ormanları, … kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz” hükmü yardımı ile, ormancılık sektörünün varlık nedeni olan arazi ve üzerindeki orman ekosistemi varlığı; başta tarım, madencilik, turizm ve enerji sektörlerine kolayca tahsis edilmektedir. Bu yolla yapılan tahsislerde, orman ekosistem hizmetlerinin değerleri hesaplanıp, orman arazisi tahsisi yapılan sektörlere tazmin ettirilemediği için, ormancılık sektörü iktisaden de mağdur duruma düşmekte ve fakat orman arazisini kullanan sektörler, edindikleri orman arazisi marifeti ile hak etmedikleri çok büyük katma değerlere erişmektedirler.

Ormancılık kesiminin gelirlerini ve dolayısı ile varlık nedenini tehdit eden bu uygulamalar neticesinde, ormancılığın milli muhasebe kayıtları dolayısı ile milli gelir hesapları içindeki oranı ve yeri çokça önemsiz hale gelmekte ve sektör hak ettiği maddi kaynağı devlet bütçesinden sağlayamamaktadır. Bu noktadan hareket ile, ülkemiz ormancılık sektörünün “baş ağrısı” olarak da tasvir edilen bu hususun oluşturduğu sektör mağduriyetini en azlamak ya da bertaraf etmek için, ormanlık alanlardan ormancılık dışı amaçlar ile diğer sektörlere arazi tahsisinde, mevcut anayasadaki “kamu yararı”  ifadesi, “üstün kamu yararı” olarak değiştirilmelidir.

Olağan durumlarda, bir orman arazisinin orman olarak kullanılmasının doğurduğu kamu yararının, söz konusu arazinin ormancılık dışı amaçlı kullanımının oluşturacağı kamu yararından çok daha fazla olması gerçekliğine rağmen, uygulamada bu husus iyi yönetilemediğinden, ormancılık sektörü hep arazi kayıpları ile yüzleşmektedir. “Üstün kamu yararı” ifadesinin yeni anayasaya derç edilmesi marifeti ile, orman ekosistemini haiz orman arazilerinin ekosistem hizmetlerinin de hesaba katılması ile, bu arazilerinin diğer sektörlere tahsisi de “makul” seviyelere inmiş olacaktır. 

Orman ekosistem hizmetlerinin geri ödenmesi

Orman ekosisteminin ürettiği odun kökenli ürün, odun dışı bitkisel kökenli ürün, odun dışı hayvansal kökenli ürün ile odun dışı hizmet çıktılarının, bu çıktıları üreten orman ekosistemini yöneten ve işleten ormancılık sektörüne parasal karşılık olarak geri dönmesi gerekir. Oysa, günümüz ve özellikle ülkemiz orman işletmeciliği uygulamalarında, odun kökenli ürünler, odun dışı bitkisel ve hayvansal ürünlerin kayıt içine alınan çok az miktarı sektörün iktisadi çıktısına ve dolayısı ile milli muhasebe kayıtlarına yansımaktadır.

Hâlbuki orman ekosistemlerinin ürettiği; su, otlak, karbon tutumu, oksijen üretimi, manzara güzelliği sağlama, toprak aşınımının engellenmesi, sel, taşkın ve heyelanların önlenmesi, milli savunma ve güvenlik hizmeti, barajların iktisadi ömürlerinin uzatılması, tarımsal üretimin ve gıda güvenliğinin sağlanması vb. gibi ekosistem hizmetlerinin çıktılarının parasallaştırılması, bir yandan ormancılık sektörünün üretim değerini ve milli gelir içindeki payını artıracak, diğer taraftan da orman ekosisteminin ürettiği bu ekosistem değerlerinin tamamına yakınının hesaplanması sayesinde, sektörün diğer sektörlere gerçekçi miktardaki arazi tahsisi karşılığında hak edilen maddi tutarlar tazminata konu edilebilecektir. Denilmek istenen odur ki, yeni anayasada ormancılıkla ilgili umdeler tesis edilirken, orman kaynağının yönetimi ve işletmeciliği bahsi noktasında ya da üstün kamu yararı hesabı ile ormancılıktan diğer sektörlere arazi tahsisi konusunda, “orman ekosistem hizmetlerinin geri ödenmesi” hususu zikredilebilir.

Devlet ormancılığının verimlilik, iktisadilik ile gerekli yer ve zamanlarda ve karlılık esaslı yapılması

1982 Anayasasının 169. Maddesi, “Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir” amir hükmü bulunmaktadır. Ülkemizde ormancılığın bilimsel ve teknik anlamda yapılmaya başlandığı ve bunun da ilk orman kanunu olan 3116’da yer bulduğu 1937 yılı milat kabul edildiğinde, o tarihten bu yana geçen 79 yılda, orman kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde yönetimi ve işletmeciliğinin yapıldığını ifade etmek oldukça zor olmaktadır. Geçen bu süre içinde; ormancılık üretimi için tedarikten, bu üretimin pazarlanmasına kadar bir dizi işletmecilik faaliyetlerinde başarı sağlanamadığı gibi; adeta kamu yararına konu olan ürün ve hizmetleri bünyesinden fışkırtan orman alanlarının, bu kaynaklarının adeta sigortası işlevini gören fundalık alanların tefrikinden, ormanı tahrip edenlerin ödüllendirildiğine delil olan 2/B uygulamalarına kadar olan tatbikler neticesinde azaltılması da, orman kaynaklarının iyi bir şekilde yönetime konu edilemediğine işaret etmektedir.

Dünya üzerinde küresel ısınma ve iklim değişikliğine çare olan en önemli karbon yutaklarından biri olan orman kaynaklarının; bir kamu malı olan orman ekosistemi bileşenlerinin, ülkemizde devlet mülkiyeti ve işletmeciliği marifeti ile yönetiliyor ve işletiliyor olması, söz konusu faaliyetlerde mutlak surette verimlilik ve iktisadilik ve mümkün olan yer ve zamanlarda ise karlılık ilkelerine uyulmasına engel değil, bilakis zaruret teşkil etmektedir.

Yukarıda özlü ifadelere konu edilen gerekçelerden ötürü, 1982 Anayasasının 169. Maddesi, “Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir” amir hükmü, “Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe verimli ve iktisadi olarak yönetilir ve işletilir” hükmü getirilebilir.

Hazine arazilerinde ve özel mülkiyet alanlarında; vakıf ormancılığı ve özellikle karlılık esaslı özel ormancılığın teşvik edilmesi

Bilindiği üzere, ülkemiz ormancılığının baskın hüviyeti; orman kaynaklarının mülkiyetinin % 99.99 oranında devlete ait olması ve devletçe işletiliyor olmasıdır. Esasen bu özellik, Osmanlı Türkiye’sinde de cari olan ve halen de Cumhuriyet Türkiye’sinde de yaşanan bir gerçekliktir. Bu husus, ülkemizde orman kaynaklarını yönetirken ve işletirken tekelci bir yapı oluşturmakta ve bunun neticesi olarak da, ormanların yönetiminde ve işletmeciliğinde yarışmacılığı köreltmektedir.

Hâlbuki, ülkemizde devlet orman mülkiyeti ve işletmeciliğinin yapıldığı arazilerin kesinlikle dışında kalan hazine ve özel arazilerde; kamu yararı odaklı vakıf ormancılığı ve karlılık odaklı özel ormancılığının yeni anayasa ile teşvik edilmesi neticesinde; bir yandan orman ekosistemlerinin tüm ülke alanına yayılı olan mutlak miktarı ve oranı artmış olacak, dolayısı ile orman ekosistemlerinin bir ülke için işlevlerini etkin ve verimli bir şekilde yerine getirmesinin önü açılacak, diğer yandan da devlet orman işletmeciliğinin ve yönetiminin başarısını kıyas edebilecek seçenek ormancılık uygulamalarının doğmasına da sebebiyet verilecektir.  Bu muhtemel uygulamanın orta ve uzun vadedeki bir neticesi olarak da, ülkemiz ormancılığının en önemli sosyo-ekonomik kapsamlı sorunlarından olan; “orman köylerindeki kırsal fakirlik” ve “odun hammaddesi arz açığı” na çözüm bulunması imkânı doğacaktır.  

ARTVİN ÇORUH ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ'NDE DOKTORA TEZ HAKEM HEYETİ ÜYELİĞİ

AÇÜ FBE Orman Mühendisliği Anabilim Dalı'nda Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK'ün danışmanlığında Osman KOMUT tarafından hazırlanan ve 12.02.2016 tarihinde AÇÜ Orman Fakültesi A-22 Dersliğinde saat 09:30-12:00 saatleri arasında sunulan ve soru-cevap faslı ile tartışması yapılan "Türkiye’de Ormancılık ve Orman Ürünleri Endüstrisinde Sertifikasyon: Sektörel Durum ve Farkındalık Çözümlemesi” adlı doktora tezine, "başkan-üye" sıfatı ile katkı konulmuştur.

Anılan etkinliğe tarafımızdan özel bir önem atfedilmesini gerekli kılan üç husus da şu şekilde yazıya dökülebilir: Birincisi; AÇÜ Orman Fakültesi Dekanlık vazifesi yıllarında AÇÜ FBE'de Orman Mühendisliği Anabilim Dalı'nda "doktora programının açılmasını kuvvetlice desteklemiş olmamız ve bu isabetli kararımızın bu tez sınavı ile de semeresini görmemiz. İkincisi; doktora tez sınavımızı yine AÇÜ Orman Fakültesi Bütçesi'nden yaptığımız yeni "Orman Fakültemiz Binası"nda yapmamız. Üçüncüsü de; doktora tezi danışmanının lisans, yüksek lisans ve doktora
öğrencimiz olması...

 

Son Haberler

 29.05.2019 tarihi itibari ile bilimlik (akademik) birikim özet dosyamız güncellenmiş bulunmaktadır.

 *************

Seçim Programımızın Özetine buradan ulaşabilirsiniz...

*************

AÇÜ Rektör Adayı Prof. Dr. Türker Radyo 08'e konuk oldu

 Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi'nde  2008-2011 yılları arasında yürüttüğü Dekanlık görevindeki başarıları ile Artvinlilerin hafızlarına kazınarak gönüllerinde taht kuran ve 14 Ağustos 2012 tarihinde yapılacak Rektörlük Seçimi öncesinde de aday olan  Prof. Dr. Mustafa Fehmi Türker,  Radyo 08'in stüdyo konuğu oldu.

 8 Ağustos Çarşamba günü saat 10.30'da FM 91.00 Mhz frekansından canlı yayınlanan ve 08 Haber Gazetesi Başyazarı Sami Özçelik'in sunucuğunu yaptığı programda Artvin Çoruh Üniversitesi Rektör Adayı Prof. Dr. Mustafa Fehmi Türker, adaylık sürecine ilişkin soruları cevaplayarak, projelerini anlattı. 

Artvin Çoruh Üniversitesi'nde ortak akılla makule ulaşmak için Rektör Adayı olan, Artvin Orman Fakültesi Eski Dekanı Prof. Dr. Mustafa Fehmi Türker,  geçtiğimiz günlerde seçim programını “Ortak Akıl ile Artvin Çoruh Üniversitesi'nde Makule Programı” adı altında kitap haline getirdi.

3 yıllık Dekanlık görevi süresince Artvin Orman Fakültesi'ni, Artvin Çoruh Üniversitesi'nin parlayan yıldızı haline getiren ve 20-22 Mayıs 2010 tarihlerinde III. Ulusal Karadeniz Ormancılık Kongresi'nin Artvin ilinde düzenlenmesinde emeği geçen AÇÜ Rektör Adayı Prof. Dr. Mustafa Fehmi Türker'in, konuk olduğu radyo programı www.08haber.com internet sitesinden de canlı olarak dinlenebildi.

Söyleşiyi dinleyebilmek için tıklayınız...

 *************

"ORTAK AKIL İLE ARTVİN ÇORUH ÜNİVERSİTESİNDE MÂKULE" adlı seçim programımızın son halini ihtiva eden kitapçığı basılmıştır (30 Temmuz 2012).

Aynı ada sahip olan seçim programımız, bu ağ sayfamızda yayınlanarak öğretim üye ve yardımcılarımızın e-mektup adreslerine yollanıp değerlendirmelerine tabi tutulmuş ve neticede ortak akıl ile ürettiğimiz seçim programımızın son haline ulaşılmıştır.

*************

BASIN AÇIKLAMASI

(12 Temmuz 2012)

Saygıdeğer Basın Mensupları,

Bilindiği üzere, 16 Haziran 2012 tarihinde Artvin’de yapmış olduğumuz kahvaltılı basın toplantısı ile, 09.08.2012 tarihinde Artvin Çoruh Üniversitesinde yapılacak “Rektör Adaylarını Belirleme Seçimleri”ne, rektör adayı olarak katılacağımızı aracılığınızla kamuoyuna duyurmuştuk.

Yine aynı toplantıda, “Ortak Akıl İle Artvin Çoruh Üniversitesi’nde Makule” adlı seçim programımızı da sizlere kitapçık ve sunu araçları yardımı ile sunmuş ve toplantıyı soru-cevap faslı ile, etkin ve verimli bir şekilde tamamlamıştık.

Artvin Çoruh Üniversitesi’ne ve Artvin’e kazanç sağlayacağına inandığımız ve AÇÜ Orman Fakültesi’nde ibadet aşkı ile ürettiklerimizi, bu sefer de üniversite düzeyinde gerçekleştirmek için çıktığımız bu yolda, hassas gayretlerimizi sürdürmekteyiz.

Rektörlük süreci bilindiği üzere; ilk basamakta yrd. doç., doç. ve prof. unvanlı üniversite öğretim elemanlarının oylaması ile belirlenen ve sıralanan altı adayın, ikinci aşamada Yükseköğretim Kurulu’nda adayların mülakata katılması neticesinde üçe düşürülmesi ve son aşamada da Cumhurbaşkanlığı makamının üç adaydan birini ataması ile, yönetilmektedir.

Bu süreçte seçimlerin demokratik, adil ve ahlaki (etik) ilkelere uygun olarak yaşanması için, seçimlere altı ay kala seçimlerde oy kullanma hakkına sahip olan öğretim üyesi alımına çıkılmamakta ve YÖK de geliştirdiği teamül ile buna izin vermemektedir.

Hal böyle olmakla birlikte, seçimlere sadece 33 gün kala, Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörlüğü’nün “14 yeni seçmen” anlamına da gelen on dört yardımcı doçent ilanına çıkması, “9 Ağustos”ta yapılacak seçimlere gölge düşürme intibaı vermiş, seçimlerin adil ve ahlaki (etik) bir iklimde yapılması hususunu örselemiş ve halihazırdaki 80 öğretim üyesi rakamı düşünüldüğünde, seçmen sayısında % 18 oranındaki bir çırpıdaki bu artış ile, seçimin eşit şartlarda sağlıklı bir yarış olması niteliğini zedelemiştir.

Şartlar ne olursa olsun, AÇÜ’ye ve Artvin’e ibadet aşkı ile hizmet etme arzumuzdan, yola çıktığımız ilk günkü gibi, Allah’ın izni ile hiçbir şey kaybetmiş değiliz.

En yakın iç paydaş olan AÇÜ’nün kıymetli öğretim üyelerine ve en yakın dış paydaş olan cefakâr Artvin halkına, sivil toplum kuruluşlarına ve kamuoyunun takdirlerine saygı ile arz ederim. 12.07.2012

 Prof. Dr. Mustafa Fehmi TÜRKER

 AÇÜ Rektör Adayı

 

 

 *************

BASIN TOPLANTIMIZ

16.06.2012 Cumartesi saat 10:30'da Artvin ili yazılı, sözlü ve görüntülü basın mensuplarına, ortak akıl ile Artvin Çoruh Üniversitesi'nde makule programımızı sunarak rektör adaylığımızı, DSİ 26. Bölge Müdürlüğü yanı Varyant Lokantasında kahvaltılı basın toplantısında seçim programını kitapçık, bilgisayar sunusu ve soru cevap faslı yardımı ile açıklamış bulunmaktayız.

Basın toplantımıza, yerel ve yaygın basın kuruluşlarından olan TRT, Anadolu Ajansı, Artvin Gazeteciler Derneği, İHA, Show Tv, Çay Tv, 08 Haber, Artvin Post Gazetesi, Kafkas Sarp Gazetesi, Artvin Faal Gazeteciler Derneği, Serhad Artvin Gazetesi, Demokrat Çoruh Gazetesi, Dost Artvin Gazetesi ve Borçka 7 Mart Gazetesi'nin içinde yer aldığı muhabirler ve basın çalışanları katılmıştır.

Resimler için tıklayınız.

Seçim programımız açıklandı. Tam metne ulaşmak için tıklayınız.

Online Olanlar

We have 28 guests and no members online